|
Söz ve Müzik: Hüsnü Arkan
Şimdi ben oldum yeniden
Kaçıncı kez yitirdiğim bulduğum
Kardeşim kadar eski bir sokakta seni gördüm
Anladım artık beyaz bir vapurdur aşk
Makine dairesinde söylemediğimiz sözler
Uyutmaz yolcuları sabaha kadar
Seni mi gördüm, çözüldüm geçmiş gibi
Bir karanfil açmış gibi yakamda
Kokladım yalnızlığımı, acıdım kendime sana
Zamanın üzümleri hep şarap olmuş
İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul
Bağlandı elim kolum neyleyim
İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul
Gel çöz beni azat et benden
Bu dünya naylon, anlamak güç
Bırak yıkasın içimizi geçmiş.
Söz: Hüsnü Arkan
Müzik: Nadir Göktürk
Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
Yokluğun ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
Akşam vakti sardı yine hüzünler
Kalbim yangın yeri gel kurtar beni senden
Akşam vakti dolaştım sokaklarda
Yırtık bir afiş seni gördüm duvarda
Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
Yokluğun ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
Gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
Söz ve Müzik: Hüsnü Arkan
Uzun bir yol vardı nehir boyunca
Derin yamaçlardan dağlara doğru
Bir çocuk bulutlara çıkardı gördüğü düşün kanadıyla
Saçlarında bir yaz yağmuruydu, ellerinde nergis kokusu
Dünya inan ki bildiğin gibi değil çocuk
Bir dümensiz sandal belki oyuncak bir kayık
Leyla sensin sevdiğin hayal değil çocuk
Eski bir sevdadır akıntıya karşı yolculuk
Geceydi ay vardı, bütün hayatımız
Uzak bir yıldızdan düşmüş gibiydi
Dilimde bir gençlik şarkısıyla aradım eski hayalleri
Vakitsiz gelip geçen trenlerde sevgili arkadaş yüzleri
Söz ve Müzik: Nadir
Göktürk
Bir sıcak söz, bir demlik çay
İşte sevmek bu kadar kolay
Bastığımız toprak, gökyüzünde ay
Al tut elimi, bu kadar kolay
Göklere çıkmasak olmaz mı, olmaz mı
Yıldızları tutmasak?
Dağları delmesek olmaz mı, olmaz mı
Mecnun gibi yanmasak?
Her mevsim bahar, ılık bir rüzgar
Kapılsam gitsem, bu kadar kolay
Samanlık seyran, gönlüm saray
Al tut elimi, bu kadar kolay
Söz ve Müzik: Hüsnü Arkan
Kalbim sana ne yaptım, sen beni yaktın bir zalime
Çaldı gitti elimden yılları, koyamadım yerine
Kafesimden kaçıp kuş gibi, yine geri dönerdi
Sevdiğini hiç söylemedi, bazen çok döverdi
Şu giden gemi benim olsun, olsun
Yakarım yangınım olsun, olsun
Yedi cihan gülsün halime
Yeter yanımda olsun
Duydum birini vurmuş, firari, saçlarım kan kırmızı
Dışarda kış beyazı kar sesi, ayrılık ayazı
Hayat bir denizmiş, kirlenir, benim kalbim çok temiz
Nasıl geçerse geçsin gündüzüm, mutlu bitsin gecemiz
Benim sevdam dile düşmüş, olsun
Ateşimle alem tutuşmuş, olsun
Yedi cihan gülsün halime
Mutluluk benim olsun
Söz ve Müzik: Hüsnü Arkan
Çok küçüktük biz, o zaman ölüm yoktu aşk vardı
Her bahar açsın, o beyaz çiçek bizdik dağlarda
Sen şarkılar söylerdin sevdalı, sen şarkılar söylerdin
Kanadı kırılmış bir beyaz kuş, rüzgârları beklerdin
Şimdi bu gökyüzü bu bulutlar, bilsen nasıl sensiz
Madem bu kadar dünya, yalansız ol iyi ol
Bir kuş uçarsa ömrüm gibi dostum gibi ağla
Belki bir düş kalır içimizde, bilsen nasıl yalnız
Kal bu akşam da bu deli yağmur dinsin öyle git
Sanki bir daha geri dönmeyecekmiş gibisin
Sen şarkılar söylerdin sevdalı, sen şarkılar söylerdin
Kanadı kırılmış bir beyaz kuş, rüzgârları beklerdin
Şimdi bir düş çalsa kapımızı, açsak nasıl aydınlık
Söz: Anonim
Müzik: Nadir Göktürk
Evlerinin önü kavak
Yağmur yağar ufak ufak
Elim kına yüzüm duvak
Uyan Ali’m, uyan Ali’m, uyan Ali’m,
Evlerinin önü çiçek
Gelin kızlar kefin biçek
Ali’min öldüğü gerçek
Uyan Ali’m, uyan Ali’m, uyan Ali’m,
Uyan Ali’m sabah oldu
Sağdıçlar kapıyı kırdı
Saramadım günler doğdu
Uyan Ali’m, uyan Ali’m, uyan Ali’m, uyan Ali’m,
Ali’min bindiği taylar
Atlayıp geçtiği çaylar
Ali’m ölmüş kimler ağlar
Uyan Ali’m, uyan Ali’m, uyan Ali’m, |
|
Söz ve Müzik: Nadir
Göktürk
İstanbul İstanbul dedim sana geldim
İstanbul İstanbul geldim de ne buldum
Anam ayırmazdı benden gözünü
Söylemişti dinlemedim sözünü
Yıllardır unuttum artık yüzünü
Beni ne dertlere saldın İstanbul
Beni ne dertlere saldın İstanbul
Bir ateş buldum, yandım yakıldım
Esti geçti rüzgarına kapıldım
Bir o yana, bir bu yana yıkıldım
Hayallerim vardı çaldın İstanbul
Ne ümitle geldim, ama ne buldum
Hani taş toprağın altın İstanbul
İstanbul İstanbul dedim de geldim
Bu koca şehirde ben yalnız kaldım
Bir o yana, bir bu yana yıkıldım
Hayallerim vardı çaldın İstanbul
Ne ümitle geldim, ama ne buldum
Hani taş toprağın altın İstanbul
“İstanbul İstanbul diye özendim
Beyaz mermerlere yattım uzandım
Çalış çalış üç-beş kuruş kazandım
Onu da elimden aldın İstanbul”
Çalış çalış üç-beş kuruş kazandım
Beni ne dertlere saldın İstanbul
Bir o yana, bir bu yana yıkıldım
Hayallerim vardı çaldın İstanbul
Ne ümitle geldim, ama ne buldum
Hani taş toprağın altın İstanbul
Söz ve Müzik: Hüsnü Arkan
Ay nerde doğsa oradaydık
Dallarda zerdali çiçekleri
Savrulur gider rüzgâr esince
Bütün bir bahar böyle geçti
Anlardım aklından geçenleri
Sustukça konuştuk sanki
Sevdaymış meğer bu içimizde
Yıllardır uyuyan deli
Sessizlik sensin geceleri
Fincana kahve koydum gel, ah
Bugün şeytana uydum gel
Ay doğdu dağın üstünden, aman aman
Dallarda beyaz çiçekler
Dayandım gecenin karasına
Artık kimse kıramaz beni
O kül gibi deniz o sessiz kız
Kayıp bir sandala binip gitti
Ne sen söyledin derdini
Ne ben sevdiğime inandım
Unut geçen eski günleri
Bunca yıl sonra nasılsın?
Söz ve Müzik: Nadir
Göktürk
Bilmiyorum ne olacak, bakabilsem yarına
Karanlık geldi her yol bana
Her liman bana
Düşmüşüm bir de üstelik hayat kavgasına
Düşmüşüm bir de üstelik hayat dalgasına
Ah anam benim garip anam, gene al beni kollarına
Ah anam benim garip anam, gene düşmüşüm aşk yollarına
Bir dokun bin ah dinle, döner dünya dert içinde
Ademoğlu nisyan ile, biz isyan ile…
Ah, bir aşka yandım ki,
Yelkeni yok, rüzgarı yok, derdi çok, dermanı yok
Gemileri yola çıkmış, küreği yok kaptanı yok
Gemileri çoktan yakmış, ateşi yok dumanı yok
Ah anam benim garip anam, gene al beni kollarına
Ah anam benim garip anam, gene düşmüşüm aşk yollarına
Söz ve Müzik: Nadir
Göktürk
Parmakuçlarım tanımak istiyor seni
Dokunmak istiyor çocuklar gibi
Önümde uzayıp aksın bir su gibi
Merak ettiğim gövden
Ateşte çaydanlık, camda yağmur
Bahçede ıhlamur
Masamda incir rakısı, yatağımda ten kokusu
Teninle tanışmanın zamanı
Teninle konuşmanın zamanı
Senin tenin sıcak
Benim içimde bir kedi
Yumdu gözlerini: “İşte aşk” dedi.
Söz ve Müzik: Nadir
Göktürk
Yağmur yağdı, gene damlar boyandı
Sellukalar uyandı
Yağmur yağdı, gene yıkandı kalbim
Aşk kapıma dayandı
Dilimde şarkılar, hepsi aşktan yakınır
Yüreğimde kuşlar, hepsi aşktan sakınır
Yar senin kalbin kırılmış, sözler sana dokunur
Ama bak aşk sende de var, gözlerinden okunur
Sen sen sen aşkı bilsen, başka bir dünyaya girsen
Sen sen sen aşkı bulsan, selluka gibi sarılsan
Söz ve Müzik: Nadir
Göktürk
Yağmurlar ve sen, ayrıldık neden?
Sen yokken bu dünya nasıl dönüyor bilmem
Aşk geldi kapımı çaldı, aklımı başımdan aldı
Yani şimdi dünyanın bütün derdi bana mı kaldı?
Kalsın, bana kalsın, hayat çiçek, sen balsın
Kalsın, bana kalsın, hayat güzel, sen varsın
Ay bana kalsın, güller bana
Şarkılar bana kalsın, geceler bana
Ay bana kalsın, güller bana
Yalnızlık bana kalsın, kediler bana
Yağmurlar ve sen, gözyaşlarım neden?
Hem sevip hem ayrılmak kader miymiş bilmem
Aşk tuttu dağı deldi, balık olup denize daldı
Yani şimdi dünyayı kurtarmak bana mı kaldı?
|