|
EZGİNİN GÜNLÜĞÜ'nün tarihçesini, yaptıkları müzik hakkındaki
değerlendirmelerini, dünyaya ve müziğe bakış açılarını,
kendileriyle yapılan söyleşilerden ve haklarında yazılan
yazılardan izleyelim.
(Top Pop dergisinden Şebnem Atılgan'ın Nadir Göktürk'le yaptığı
söyleşiden)
Şebnem ATILGAN: "İsminizi bugüne taşımayı başaran
gruplardan birisiniz. İlk EZGİNİN GÜNLÜĞÜ ne zaman kuruldu? İlk
grupta kimler vardı?"
Nadir GÖKTÜRK: "EZGİNİN GÜNLÜĞÜ 1982 yılında kuruldu. İlk
grupta Hakan Yılmaz, Şebnem Başar, Tugay Başar, Vedat Verter,
Emin İgüs ve ben vardık. 1983 yılında "İstanbul Konserleri"
adında bir konser kaydı yayımladık. İlk stüdyo çalışması ise
1985'de Seni Düşünmek adlı kasetimizdi. Aynı albümün plağı da
yayımlandı. 1986'da Sabah Türküsü, 1987'de Azeri türkülerden
oluşan Alagözlü Yar, 1988'de Bahçedeki Sandal, 1990'da
Ölüdeniz...1985'de gruba Tanju Duru, Cüneyt Duru ve Serdar
Gönenç katıldı. 1990 yılına kadar bu ekiple müzik yaptık. 1990
yılından sonra eski ekipten bir tek ben kaldım. Daha sonra Hüsnü
Arkan ve Fatih Saçlı'nın katılımıyla yeni bir ekip oluşmaya
başladı. Güven Şancı, Sedat Yapıcı, Erkan Gürer ve bayan
solistimiz Feyza Erenmemiş bizlerle birlikte..."
Şebnem ATILGAN: "Yaptığınız müzikle bir ekol oluşturdunuz
ve yaklaşık on beş yıldır isminizi sürdürüyorsunuz. EZGİNİN
GÜNLÜĞÜ"nü nasıl tanımlıyorsunuz?"
Nadir GÖKTÜRK: "EZGİNİN GÜNLÜĞÜ kendine özgü bir müzik
yapıyor. Anadolu halk müziklerinden yola çıkarak, müziğimizi
çağdaş bir anlayışla, toplumsal sorunlara kayıtsız kalmadan,
müzikal ve felsefi bir temel üzerine kurduk. İlk konserlerimizde
daha çok halk müziği enstrümanları vardı. Biz grup olarak bütün
müzik aletlerine yer vermeye çalışıyoruz. Dünya halklarının
müzikleri, caz, rock, ve her türlü müziği grup için bir malzeme
olarak düşünüyoruz. Benimsediğimiz şairlerin şiirlerini
müziklemeye devam ediyoruz. Fakat bu çalışmaların yanında kendi
yazdıklarımız da var."
Şebnem ATILGAN: "Uzun yıllardır müzik piyasası
içindesiniz. 1980'lerden bu yana müzik piyasasında ve dinleyici
profilinde değişiklikler var mı? Bugün aynı dinleyiciyi
bulabiliyor musunuz?"
Nadir GÖKTÜRK: "Pop patlaması gibi bir takım konulardan
söz ediliyor. Bugün kaset satışları düşük rakamlarda. Hangi
ölçüye göre pop patlaması olduğunu tartışmak gerekiyor. Pop
patlamasıyla, şarkıcı sayısındaki bir artış anlatılıyorsa, evet,
bu doğru. Şu anda gerçekten çok sayıda insan müzikle uğraşıyor.
Bunun bence çok olumlu yanları var. Ama bundan on onbeş sene
önce müzik ortamı daha özgürdü. Şimdi piyasanın koşulları
belirgin. Her yeni çıkan sanatçı, pop tarzında bir şeyler
yapmakla yükümlü kılınıyor. Bunun için de yapılan tüm çalışmalar
birbirine benziyor. Ritmi benziyor, melodisi benziyor,
kullanılan aletler benziyor. Eskiden bu sektörde daha az insan
çalışıyordu ama daha çeşitli, daha zengin müzikler yapılıyordu."
Şebnem ATILGAN: "Şu günlerde popüler olmanın bir diğer
yolu klip çekmek. EZGİNİN GÜNLÜĞÜ de kliplerle mi popüler oldu?"
Nadir GÖKTÜRK: "Bilemiyorum. Bilinçli olarak bu tavır
içinde değiliz. Klip yaptığınız zaman, bu pazarın sizden talep
ettiği biçimde pazara katılmış oluyorsunuz. Klip çekmek EZGİNİN
GÜNLÜĞÜ için bir tür taviz olarak algılanacaksa, taviz verdik.
Ancak bunun dışında kalmanız da mümkün değil. Çünkü insanların
sizlere ulaşma yolları o kadar sınırlı ki. VJ'ler,
televizyonlarda seçip çaldıkları çalışmalardan daha iyisi yokmuş
izlenimini veriyorlar. "
Top Pop dergisi, 26 Şubat 1997
|