|
Söz ve Müzik: Hüsnü
ARKAN)
Gelene geçene çok sordum, yoluna pusu kurdum
Çok aradım dengimi alemde, sonunda ben kayboldum
Vay benim dertli başım vay, böyle göze böyle kaşım
Ellere cennet göründü vay, ben buralarda kalmışım
Uzak yoldan geldim ben, içtim sarhoş oldum ben
Kandili söndür görmesin el, ah öldüm ben
Bir oda buldum Surdibi’nde, dokuz kişi içinde
Adını unuttum annemin, düş görürüm düşümde
Perçemi düşmüş keline vay, saldırma koymuş beline
Ellere cennet göründü vay, ben yanarım kısmetime. |
|
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Günler gelir geçer bulutlardan, son bir şarkı söyler mor kuşlar
Rüzgar biter yağmur başlar gökte, uyanır toprakta sardunya
Tutmasa düşecek dünya, yuvarlanıp kör boşluğa
Sarmış avutmuş koynunda, yeşil bir gün toprak ana
Kapıyı çalınca bir gün sardunya
Kal, kal, kal deme bana, sakın bana
Yanmış yıkılmış bahçelerde gün, neye yarar eski bir şarkı
Bak ellerimden taşıyor sabah, gidelim en uzak toprağa
Yol ver ezilmesin dünya, yol ver uçsun martılara
Yol ver güneşe ve suya, çocuklara şarkılara
|
|
Galata Köprüsü'nün Şarkısı |
Söz ve Müzik: Nadir
GÖKTÜRK
Değmeyin bana, göğsümde bin yara var
Yedi tepeli kent gibiyim, kafamda sarhoşluklar
Açıktan geç be sandalcı, çek öte yana küreğini
Kulaklarına sahip ol bayan, çizmesin şarkım yüreğini
Bazen şişeden içerim, omzumda ceket
Her dokuz çekiliş, cebimde bilet
Sabah martılara ekmek atarım
Akşam göğsüme jilet
Balıklarımız körpedir, derya kuzularıdır
Her aşk biraz eksik, her tamam biraz yarıdır
Her gün biraz daha kısa, her ölüm erkendir
Günler çoğaldıkça azalır
Al gümüş tabakanı, kafana tokanı tak
Şöyle kol kola girip Beyoğlu’na bir çıksak
Lastikleri aynalı keyifler gıcır, kardeşimin düşündüğü şeye bak
Kunduralar aynalı keyifler gıcır, kardeşimin düşündüğü şeye bak.
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin
Ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisin
Ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var, deliyim
Ah, düşlerim kaldı, yalnızım, düşlerim kaldı, deliyim
Kime sorsam dönüşüm yok, nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgâr, her yanım tuz, deliyim
Ah, yaralı kalbin, yanıp gidecek yaralı kalbin, delisin
Ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisin
Ah, deniz olayım, tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim
Ah, ne yelken ne yel, köpüklerde kaybolayım, deliyim
Kime sorsam dönüşüm yok, her gemi biraz deniz
Her yanım mavi, her yanım yel, her yanım tuz.
Şiir: A. KADİR
Müzik: Nadir GÖKTÜRK
Başımıza gelen bütün bu şeyler
Dünyada olmamaktan daha iyi
Hem bizim için hasret falan da neymiş ki
Sen orda yıldızlara bakar dalarsın
Ben burda cıgaramı yakar dalarım
İşte olur biter
|
|
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Bu yol bir şehre giderdi, güneşin tutuştuğu denize batmış güle
Mavi ıslak gecelerde ne sevgiler açardı, dünya menekşe bahçesinde alev
alev
Ey şehir sen yoksun
Uyudun uyandın büyü bozuldu, bir kapı kapandı geçmişe
Toprak yok artık su yok, sevinç telaş yok, ey şehir sen yoksun
Bu kıyıda bir ağaç yeşerdi, sedefin toprağında diz çöktü maya
Bir masal vardı bu şehre dair, sütü bal koyuluğunda gözleri kara
Ey şehir sen yoksun.
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Cıgarası sönmüş bir elinde, bakışında sevdalar
Cigarası sönmüş bir elinde, içinde bir efkâr
Böyle değildin yıllar önce sen, gülüşünü bakışını aldı mı rüzgâr?
Böyle değildin yıllar önce sen, gülünü dalını kırdı rüzgâr
Çık yollara şarkı söyle, ne hale geldi dünya böyle
Unut olanı, ver elini, oyna; ceketini bakışını gülüşünü topla
Geriye kalan acınası dünya
Yeni bir umut yok bu yerlerde, bırakmadın gittin
Yeni bir ışık yok bu yerlerde, güneşimi tükettin
Böyle değildin yıllar önce sen, gülüşünü bakışını ceketini al git
Çare yok artık soldu bu bahçe, suçunun yükünü kim alır şimdi?
Bu ışıksız gün senden kaldı, bu yeşilsiz dal senden kaldı
Unut olanı, ver elini, oyna: ceketini bakışını gülüşünü topla
Geriye kalan acınası dünya.
Söz ve Müzik: Ali
YILDIRIR
Türlü türlü huyları var, türlü türlü oyunları var
Hem güzelsin hem şirinsin, ille de roman kızısın
Alacaksan al beni, saracaksan sar beni
Başında mor yemeni, buralardan kaçıp evlenmeli
İlle de roman kızısın.
Söz ve Müzik: Nadir
GÖKTÜRK
Bir naylon kovanın içinde, gezerim istavrit gibi, İstanbul neresi?
Köprüde gide gele, bayanlara Eve ve More
Yetim gezdik hep Kulaksız’dan Tophane’ye
Aslında bizim de hakkımız be ablacığım, değil miyiz toprağımız üstünde?
Size göre biz boş yere yaşıyorsak çaresiz
Oltadaki balık kadar yoksa değerimiz
Biz de kayıklara atlayıp
Vapurların yaşadığı denizlere gideriz.
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Yağmur böyle başlar içinde, ince bir sızıya karışır yüreğin
Geçmiş, acıyıp giden ağrı, yeniden eğilince düşlerine
Kalsın o deniz kızı benle, şafağa kadar öpsün dalgın ellerimi
Son bir türkü var yüreğimde, seviden ötede, zeytinlikler içinde
Haydi uzat ellerini, siliyor kıyılarda su ayak izlerini, dönüyor dünya
Kalbin acıya yenilince ya da bir patika çıkınca yoluna
Kopmuş bir çiçek onarılmaz, hatırla kuruyan o yeşil çiçeği
Gitme, dönemezsin o yoldan, şarkılar da avutmaz, kırılır yüreğin
İşte gemiler dönüyor bak, eriyip gidiyor gecenin ateşi
Haydi, bak güneş ışıyor, ardıçlar arasından yeni bir türküye başlıyor
dünya.
|
|
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
At elini cebine, çıkar, üç güvercin iki zar
Beş metre çift en kefen bezi, iki de tavşan var
At elini cebine, çıkar, iki para, pul kadar
Havucu marpucu kalem ucu, ha bir de muskan var
İki kanat açılır geceye, iki kanat uçabildiğince
Birini yel katmış önüne, biri sevgi, sığmaz cebine
İki kanat açılır geceye
Uç mirim uç çelebim, Hicaz_a kadar uç
Padişah lütfu ne anlar, ayakucuma düş
Uç mirim uç, bu yürek kafeste durur mu hiç, hadi uç
Sarığımın kuşağı çözülse düşse dalgalara
Yel kovalar yelkenim koşar, aklım poyrazda
At elini cebine, çıkar, bir bilet Hicaz_a
Bir mühür, bir demir âsâ, koynunda muska
İki gözüm açılır görünce, iki kanat uçabildiğince
İki kanat sığmaz cebine, iki kanat açılır sevince
İki kanat açılır bilince.
|