|
Söz-Müzik: Nadir Göktürk
Musluğu çevirdim, sular akıyor
Perdeyi araladım, güneş duruyor yerli yerinde
Kapıyı açtım, savaş-mavaş çıkmamış hala
Oh be dedim, her şey yolunda
Telefon çaldı, sevgilim, beni unutmamış
Bakkal gazete koymuş kapıya, çalan olmamış
Hava lodosa dönmemiş, trafik açık hala
Oh be dedim, her şey yolunda
Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah
Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah
Bugün aşk yüzünden ölmedim
Serseri bir kurşun da düşmedi payıma
İmamın kayığına binmedim daha
Oh be dedim, her şey yolunda
Uyandım ter içinde, dünya karanlık
Bir sinek başımda dönüp dönüp duruyor
Bir çocuk yüzü ekranda paramparça
Oh be dedim her şey yolunda
Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah
Her şey yolunda, her şey yolunda, her şey yolunda bu sabah
Söz-Müzik: Hüsnü Arkan
Çocukluğumun akşamları çıkagelin, acıktığımı unuttum
Aklımda ne vardı şimdi, ne isyan ne sinkaf ne halt unuttum
Mahallenin küçük yıldızı, köpeklerin çobanı
Uzaklarda kaval sesleri, sevdalıların dumanı
Soğumuş bir tas çorbadır hayat, doydum
Ben unuttum, sen de unut
Unutmak çok kolay
Ateşte yürümek kolay, ateş kül oluyor zamanla
Çok kolay unutmak
Her yol bizim eve çıkardı, koşaradım geç vakit, unuttum
Gecelerin bir hüznü vardı, artık gündüzün de var, unuttum
Uzun kara bir çocuktu aşk, götürdüler astılar
Kör bir terzinin makasıyla hayatı daralttılar
Açtım televizyonu baktım, bir çok maymun
Ben unuttum sen de unut
Söz-Müzik: Hüsnü Arkan
Galata’dan aşağı, yol gider suya vurur
Şu İstanbul dediğin, yavrum, koynumda uyur
Asker dizilir asker camlara sardunyayım
Karavana içinde, yavrum, kaynasın canım
Hadi benim İstanbul’um
Ben gül idim kurudum
Eller sevdaya düştü,
Sen benim yarim oldun, aman.
Aynam kırıldı aynam
Yitirdim cemalimi
Sırça kafes içinde, sevsinler hayalimi, aman.
Ben de küçücüğidim, evlerin eğlencesi
Hayat bildiğin senin, yavrum, el söylencesi
Pazar kurulur Pazar, çarşının arasına
Aşk dediğin satıldı, yavrum, el parasına.
Söz-Müzik: Hüsnü Arkan
Elbet sen de güzel olacaksın küçüğüm
Aşk güzel ediyor her şeyi
Kaşların, gözlerin ne güzel, bakışın ne güzel
Dert savurur, rüzgar toplar çiçeğini
Bak bu ışık senin ışığın
Dallarına ay doğmuş, delice, delice zeytin
Bu bahar yine gelin olacak
Omuzunda yeşil bir duvak, delice, delice zeytin
Söz-Müzik: Hüsnü Arkan
Deli ağacın kuşları
Ne konuşur susuşları
Nice sorup duruşları
Kim kral kim soytarı
Gören göz neler görür
At izinden, it ürür
Soran sonunda bulur
Kim kral kim soytarı
Köşe başında bir deli
Aba giyer olur veli
Şşt dedi sokak köpekleri
Kim kral kim soytarı
Kime dedim de kim bile inanmadı
Beni deli divaneye saymalı
Çekegötürdüler canımı sigaya
De bakalım kral mı soytarı mı
Adamın elinde boru
Çala durur sabah beri
Yaşasın aklımın zoru
Hem kral hem soytarı
Söz-Müzik: Hüsnü Arkan
Pencereden kar geliyor, aç gözünü dünya
Uzaklarda bir kör iskele, eski bir mavna
Garip ömrüm düş görüyor, yaz yazabilirsen
Avucumda bir kurşun kalem, bir beyaz sayfa
Ansızın içimden bir gökyüzü kanatlanıp uçuyor
Ağacımda bir küçük kuş, dünyamız yıkanmış yunmuş
Birader Şırnak’tan dönmüş, vay geliyor
Hiç sebebi yokken durup durup durup durup gülüyor
Teyle lelelele ley lelele ley teyle lelelele ley
Boğazımda kördüğüm var, çöz çözebilirsen
Kapılarda sır fısıltılar, ismini söyler
Geceler dostun mu oldu, yum gözünü dinlen
Gözlerinden uyku kuşları uçtu mu birader
Kar beyazı aklı gidip gidip gidip gidip geliyor
Adımı sordu unutmuş, türküsünü dağlar yutmuş
Düşünde gerçek tutuşmuş, vay, yanıyor
Hiç sebebi yokken durup durup durup durup gülüyor
|
|
Söz: Hüsnü Arkan
Müzik: Nadir Göktürk
Su uyandı sen uyanmadın aşkolsun
Salınıp çık, içine bahar dolsun
Ne bu dünya böyle kalacak, ne geçmiş ziyan olacak
Açacak akşaklardan, mor leylaklar
Gecelerden çiy düşmüş dallarına
Dile gelmiş o dilsiz sevdalar
Işığın var mı, yak biraz, aydınlansın gecemiz
Açayım deli gibi uyansın bu bahar
Hişt Hişt
Hişt Hişt
Leylaklar açmış gördün mü?
Dallardan bahar inmiş duydun mu?
Karanlığın içinde bir ışık var
Mor mor mor leylaklar
Uyan gönlüm haydi perdeni aç
Çilen doldu kafesinden kaç
Uyan gel uykudan, dünya aşk görsün
Hişt hişt
Hişt hişt
Söz-Müzik: Hüsnü Arkan
Ya bu denizin tuzu
Ya bu martılar, ya bu vapurlar, ya bu yaşanmış yıllar
Düşünüze hiç girmez mi İstanbul
Ya bu yıldızlarda ışık, ya düşleriniz, ya geçmiş
Ya bu mavi ya bu koku, ya bu bahar
Anılara hiç sığar mı İstanbul?
Ya bu rüzgarın dilinde eski şarkılar, eski şarkılar
Aman aman aman aman yar
Bu gün vapurdan indim yürüdüm
Adımı çağırdı sesim
Adaları basmış bahar dumanı
Yüzüme vuru nefesin
Kaç kara eylül geçti dönmedin geri, dönmedin geri
Utanıyor şimdi bak rüzgarlar bile, rüzgarlar bile
Aman aman aman aman yar
Söz-Müzik: Nadir Göktürk
Bir kedim var, oyunu bitmez
işi hep bahar
Bir gemim var, dumanı tütmez
peşinde martılar
Bir yolum var, gideni dönmez
kalanı yanar
Bir yerim var, adresi olmaz
sonsuza kadar
Sözler, geri dönmez
Geri dönmez bakışlar
Kuşlar geri uçmaz
Geri konmaz aşklar
Bir sazım var, hiç elim gitmez
köşede yatar
Bir sızım var, hiç ilaç kar etmez
içimi yakar
Bir gözüm var, sileni olmaz
boyuna akar
Bir kapım var, açanı bulunmaz
durmadan çalar
Sözler, geri dönmez
Geri dönmez bakışlar
Kuşlar geri uçmaz
Geri konmaz aşklar
Şiir: M. Gündüz Göktürk
Müzik: Nadir Göktürk
Her hatıran içimde gizli gizli yanacak.
Seni ruhum inan ki, herkesten kıskanacak...
Seninle, ömrümün, geçti en güzel çağı,
Ey, güzellik ilinin sevgi taşan bucağı!
Yakınlar uzak oldu, daha etmeden veda
Hasretin şarabını içtim doya doya..
Çıkıyorum, belki de dönüşü yok bir yola;
Ayrılık acısını içimde duya duya..
Ayrılık geldi çattı, en sonunda gördün mü?
Ayrılırken sadece: Vah, deyip gideceğim!
Merak etme, seninle geçirdiğim bir ömrü,
Yine senin koynunda külleyip gideceğim...
Yakınlar uzak oldu, daha etmeden veda
Hasretin şarabını içtim doya doya..
Çıkıyorum, belki de dönüşü yok bir yola;
Ayrılık acısını içimde duya duya..
Söz - Müzik: Nadir
Göktürk
Karaköy’de vapurlar, biri gider, biri gelir
Cebimde eski bir hikaye, açsam kirlenir
Bütün kapıları çaldım, kimi kör, kimi duvar
Cebimde sevgilerim var, biri de size uyar
Üstüme çarpı çekmiş, kütükten ismimi kazır
Cebimde bir-kaç kurşun var, hepsinin yeri hazır
Ahh! Gözgöze, yüzyüze, dizdize, bizbize dünya
Cancana, camcama, kimkime, dumduma dünya
Karaköy’de vapurlar, biri gider, biri gelir
Cebimde eski bir fotoğraf, baksam dillenir
Şarabımız camdan cama bir boşalsın bir dolsun
Cebimde umutlarım var, biri de sizin olsun
Hey gidi koca İstanbul, satıyorum yok mu alan
Yaşadığın aşkların da, azı şarkı, çoğu yalan
Ahh! Gözgöze, yüzyüze, dizdize, bizbize dünya
Cancana, camcama, kimkime, dumduma dünya
Şiir: W. Shakespeare
Şarkı Sözü ve Müzik: Nadir Göktürk
Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman.
Toprakta böceklere güldüğüm zaman
Duyurunca, paslı sesiyle, ölüp gittiğimi, bir çan..
Yas mas da tutma sevgilim öldüğüm zaman.
Çürüyen gövdem gibi, yitip gitsin aşkın da..
Ne bir mektup kalsın bizden, ne bir söz, ne bir eşya..
Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama
Göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar bu dünya...
|