|
Söz: Hüsnü ARKAN
Müzik: Nadir GÖKTÜRK
Uyanır gece yarısı, yoktan sevda yaparım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım
Dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim
Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim
Çağırırlar küçük adımı, karafakiden ben akarım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım
Benim adım Ebruli, biraz gerçek biraz hülya
Yalanımı sevsinler, aşksız dönmüyor dünya
Benim adım Ebruli, biraz gerçek biraz hülya
Yalanımı sevsinler, yalansız dönmüyor dünya
Kalbim sevda kuyusu, her gün yoldan çıkarım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım
Sen unut geçmişini, ben aklımda tutarım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım
Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım.
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Sana kalsın yaz güneşim, mendilim tabakam yeleğim
Yel eser uykum dağılır, tutulur ağzımda dilim
Göçerim dağlar benim, deliyim dünya deli
Dudağımda bir türkü, elimde denizin eli
Bugün aşk burdan geçer, mendili düşer
Gül alır güller satar bembeyaz güller
Kanat kanat uçuşur göğümde eski türküler
Sana kalsın yol kilimim, asıver heybemi duvara
Yel eser yüreğim üşür, pazara düştüm pazara
Dönemem yollar duman, kalamam kalbim deli
Dudağımda bir türkü, elimde güneşin eli.
Şiir: Behçet AYSAN
Müzik: Nadir GÖKTÜRK
İner şafağın alacasında
Karıncalar ordusu şehre
İner kenar mahallelerden
Yürüyerek ve trenlerle
Su satan çocuklarıyla
Kapılarında vagonların
Çamaşırcı kadınlarıyla iner şehre
İner şehre Sincan’dan
İner şehre Mamak’tan
Battal Gazi Destanı ve Kan Kalesi
Ve kılıcıyla Ali’nin
Mızraklı ilmihalle
Yok başka bir cehennem
Yaşıyorsunuz işte.
Söz ve Müzik: Nadir
GÖKTÜRK
Aşk bitti, elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
Aşk bitti, içimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi
Hiçbir şey olmamış gibi boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi, aşk hiç biter mi
Kalır adımızla bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda, bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte bir defter arasında
Bir tırnak yarasında bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada bir yastık oyasında
Bir mum ışığında bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi, aşk hiç biter mi
Kalır dilimizde yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta bir masal perisinde
Bir hasta odasında bir gece yarısında
Kalır bir durakta yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi, aşk hiç biter mi
Kalır bir sokakta bir genel telefonda
Bir soru yanıtında bir komşu suratında
Kalır bir pazarda bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi, aşk hiç biter mi.
Söz: Hüsnü ARKAN
Müzik: Nadir GÖKTÜRK
Gün döküldü yastığa
Gölge bitti, viran oldu düşler yine
Bir kapı bir pencere
Damdan düşmüş evin içine
Vay vay sevdin onu
Sevmesen ölürdün, sevdin öldün onu
Sevmesen ölürdün ama sevdin gene öldün
Ayışığı gel dedi
Gel peşimden, inat olsun ele güne
Düştüm onun peşine
Rüzgâr oldum, sürdüm düşlerimi göğe.
Söz ve Müzik: Hüsnü Arkan
Üç sandığım var bir odanın içinde
Üç günlük ömrüm arap benim peşimde
Nerde selvi boyum, nerde eski huyum
Nerde adalı yarim, nerde sandurakim
Yıkıldı bağım kadehim yere düştü
Kırıldı testim şarabım göğe uçtu
Sandığım kilitte, al fesim kalıpta
Mastor oldum başım duman, dert yanar ocakta
Açtım sandığımı kuşandım geldim
Ne ben çağırdım ne sen kal dedin
Tükendi mecalim, kimse bilmez halim
Mastor oldum başım duman, boynuna vebalim
|
|
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Bir göz bakar içinde kör değil
Görür görünmeyeni zor değil
Elinde ne kaldı senin, cebinde ne kaldı senin
Kayıp giden bir balık, kâr değil
Bugün hesap günü vakit tamam
Son ışıklar söner biter akşam
Dışında karanlıkların, dışında yalnızlıkların
Hep kendi yolunda yürür zaman
Ah şu kalbim, nasıl da inandı sana
Ah şu kalbim, yalanlara dolanlara
Gezindiğin yollar hani nerde
İnandığın güzellikler hani
Sen istedin öyle oldu, seninle ağladı güldü
Tükenip giden sevgiler hani
Bir gün gelirsin içinden rüyaların
Bir gün düşersin eline yine
Arayıp sormadan bulur, bakıp da görmeden bilir
Hep kendi yolunda yürür zaman
Ah şu kalbim, nasıl da inandı sana
Ah şu kalbim, yalanlara dolanlara.
Söz ve Müzik: Hüsnü ARKAN
Kaç yıldızdan çektim suyumu, kaç haramiye içirdim bilmem
Kaç çocuk öldü susuzluktan, bereketli kuyuların başında
Bunlar bulut ben çizdim maviye, elimde kuş kanadı kalem
Bu bir kırmızı gül ben koydum dudağına, hokkamda kardeş kanı
Anlatma uyusun bırak deniz, anlatma uyusun dağlar
Anlatma uyusun bırak çocuk, anlatma uyusun toprak
Giden her gemiye sallanan mendil
Kaçan trenlerin dumanı, celladın alkışlandığı yer
İyi uykular sessizliğin günü, iyi uykular kayıp iklim
İyi uykular, iyi uykular
Uzanır elim bir kör gibi
Kuru bir dal bahçemdeki
Unutulmuş yangın yeri.
Şiir: Behçet AYSAN
Müzik: Nadir GÖKTÜRK
Yalnızlık senin o konuşkan kuşun
Hani hep duvarlara anlattığın
Hapislerden kalma
Sürgünlerden
Yalnızlık senin o konuşkan kuşun
Bulutlar taşıdığın yakut sürahide
Begonyalar büyüten eski alışkanlık
Yalnızlık senin o konuşkan kuşun
Kırk kapıdan geçmiş kırk kilitten
Yaralı, dili lâl, kanadı kırık
Vurulmuş başında bir yokuşun.
Söz ve Müzik: Nadir
GÖKTÜRK
Biz faytona ne zaman bindik, en son ne zaman
Şapkası sünnet gözleri cennet hocam, o zaman
Biz sinemaya ne zaman gittik en son, ne zaman
Elimizde yastık cebimizde fıstık hocam, o zaman
Biz bu denize ne zaman girdik, en son ne zaman
Martıların kanadına bindik hocam, o zaman
Biz ne zaman büyüdük, en son ne zaman
Çocuklara yasaklar koyduk, ne zaman ne zaman
Biz ne zaman öldük, işte o zaman
Adam olduk sevdalanmayı unuttuk hocam
Biz hayatı ne zaman sevdik, ne zaman
Çocuktuk sevdalandık hocam, o zaman.
Şiir: Can YÜCEL
Müzik: Hüsnü ARKAN
Sen miydin o, yalnızlığın mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat - sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar
Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
Çöpçülerin elleriyle okşardım seni
Yalnızlığım benim, süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bi sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
Şiir: Behçet AYSAN
Müzik: Nadir GÖKTÜRK
Ak bir yaban güvercini gibiydin aşk
Vişnelere bulaştın kirlendi beyazın
Takılamayan telli duvak verilemeyen mendil
Düşlerde kaldı
Ah yüzüne kapanmış bütün kapılar senin
Itır ve yasemin kokulu günah
Çıkılamayan yıldız gidilemeyen iklim
Kimbilir hangi limanda hangi gemiye yüklenmiş
Al üstüne mor giymiş
Kör kuyularda
Sevdadan delirmiş.
|